uyku eğitimi

Yeni doğan bebekler ilk dönemlerinde sık uyanırlar. Tanımadıkları bir dünyada gece ve gündüz döngüsü yakalamaya çalışırlar. Uykuya bazen dalamazlar. Kendi kendilerine uyuma becerisini pek çok bebek zamanla edinir. Uyku eğitimi bu aşamada önem kazanıyor.

Bebek için de, anne baba için de zaman geçtikçe halen düzene girmeyen “düzensiz uyku saatleri” ve “sık sık uykudan uyanma” çok yaşanan sorunlardır. Anne babalar yaşadıkları problemler neticesinde“uyku eğitimi” konusunda, özellikle gelişimsel döngülere bağlı olarak ağırlıkla rastlanan belli bazı dönemlerde karşılaşır, uyku metotları hakkında araştırmalar yaparlar. Bu sırada bazı uyku eğitimi metotları olduğunu ve bazı benzerlik ve farkları olduğunu görürler. Genel ortak noktaları ise bebeği bir şekilde ağlatarak uykuya geçişini sağlamalarıdır. Oysa bu eğitim metotları, özellikle de yatakta ağlatarak uyutma önemli bazı riskler barındırır. Yöntemler yanlış uygulandığında, anne ile bebek arasındaki sağlıklı bağlanma zarara uğrayabilir.

Psikolojide “Bağlanma Teorisi” adı verilen teoriyle detaylarıyla açıklanmaktadır anne ile bebek arasındaki bağlanmanın önemi. Kişinin, ileride bir birey olarak gerek dış dünyaya gerekse kendine duyacağı güveni inşa ederken en önemli zemin olarak görülür.

Uyku Eğitimi

Uyku eğitimi ile kazanılması hedeflenen “bebeğin kendini sakinleştirme becerisi” nin devreye girmesi ve kendi kendine yatağında uykuya dalmasıdır. Bebeğin anne ile ilk aylarda kurduğu bağın sağlam ve kesintisiz yaşanması ve eğitimin daha pozitif bir süreç olması için ortalama ilk 4 aylık bir dönemlerini beklemek uygun olur. Sonrasında anne tarafından bol ten teması ile onu yalnız bırakmadan verilen uyku eğitiminde bebek kendini güvende hisseder. Zorlanıp ağlıyorsa da uygun güven verici yaklaşım, uygun süre, uygun beden diliyle psikolojik olarak zarar görme riski olmaz. Bebek uyku eğitimi verilirken kendini güvende hissetmesi sekteye uğratılmamalıdır. Bu ancak annenin onun hem tensel hem duygusal, tam anlamıyla, kaygısız şekilde yanında ve bağlantıda olmasıyla sağlanır.

Bebekler zor dalıp sık uyanırlar. Tekrar dalmayı bazen tek başlarına yapamazlar. Elleri kolları uyutmaz onları ya da daldıktan hemen sonra uyandırır. Bu aşamada ebeveynleri ilk dönem rahatlatan bir yardım da kundaklama olabilir. Evet, yıllar sonra modern ebeveynlik yaklaşımlarına yeniden eklenen kundak, tıpkı emzik gibi kurtarıcı olabilir. Eğitim dönemi gelene kadar anne ilk aylarda emzik, kundak, sallama, sarmalama ve emzirme gibi yöntemler ile bebeği sakinleştirebilir. Uyku eğitimi ve uyku arkadaşı gibi uygun geçiş nesnelerinden yararlanma için ilk ortalama 4-6 aylık dönemin beklenmesi uygundur, bu dönemin ardından da zamanla kademeli şekilde bu desteklerin söndürme aşamasına gelinmesi beklenir.

Uyku danışmanlığı veren bir uzman olarak, bebeklerde uyku problemlerinin “iletişim, ilişki ve bağ kurma” gibi kavramlar yeterince dikkate alınmadan sağlıklı çözülemeyeceği görüşündeyim. Anne babaya gerekli psiko eğitimi vermeden, bebeğin sinyallerini takip etmenin önemi anlaşılmadan çözüm üretmeye çalışmak yalnızca bebeğin uykuya koşullandırılmasına, uyku dışındaki diğer eksilerin veya önemli faktörlerin gözden kaçmasına, pekçok zaman da bebeğin daha fazla kafasının karışmasına ve tam tersi desteksiz uykuya direnç geliştirmesine neden olur.

Doğru zamanlama başarılı bir uyku eğitimi sürecini beraberinde getirecektir. Hem bebek hem ebeveynler daha sakin olduğu için aralarında çok daha sağlıklı bir ilişki ve çok daha tutarlı bir ev ortamı oluşacaktır. Günlük rutinleri oluşturmak da bu ortama çok destekleyicidir. Bebekler kaygısız, günlük zaman sıralamasında ne olacağını bilerek, mutlu bir şekilde; daha çok öğrenmeye, eğlenmeye, oynamaya, sosyal olup ilişki kurmaya odaklanır.